Kızlı-Erkekli Yanılgı!

Geçtiğimiz hafta gündem Başbakanın “kızlı-erkekli evler” demesiyle alevlendi. Siyasi kanatlar, sivil toplum örgütleri olayı direkt olarak hedef gösterme ve kızlarımızın ötekileştirmesi olarak yorumlandı.

Ankara da kulisler de namus bekçiliği devlete mi kalmış söylentileri özel hayata müdahaleye kadar birçok söylemlerde bulunuldu. Televizyon kanalların da yapılan bazı programlara gençler çıkarılarak düşünceleri alındı. O ekranların birin de bir öğrenci dikkati mi çekti aynen söylediği cümle şu “Ben bu ülke de Kur’an’ın Kuralları ile değil Hukuk kuralları ile yönetilmek istiyorum” Tartışmalar devam ederken birden sosyal medya da Hz. Ömer’e ait olduğu bir kıssa dolaşmaya başladı ve bu kıssa’yı en çok kullananlar ise Kur’anla yönetilmek istemeyenlerdi. Evlere yapılacak olan baskınlara karşı bir anda İslam’a sığınmaya başladılar.  İşte o Kıssa ;
“Bir gece Hazreti Ömer Medine sokaklarında gezerken bir evden şüphelendi ve duvardan atlayarak eve girdi. Baktı ki evde bir adam, yanında bir kadınla oturuyor ve önünde de şarap var. Ömer (R.A.), “Allah düşmanı, sen Allah’a karşı isyan ederken Allah’ın seni gizleyeceğini mi zannediyorsun?” der.
Suçüstü yakalanan adam, “Ömer, ben Allah’a karşı bir suç işledim, sen ise üç tane suç işledin:
1- Allah “Ayıpları araştırmayın” dedi sen araştırdın (Hucurat, ayet: 12)
2- Allah, “Evlere kapılarından giriniz” dedi, sen duvardan girdin. (Bakara Suresi, ayet: 189)
3- Allah, “Ey iman edenler, kendi evinizden başka evlere izin almadan ve ev halkına selam vermeden girmeyin” buyurdu, sen ise selamsız girdin (Nur Suresi, ayet: 27)
Ömer, “Peki, seni affedersem bir iyilik yapar mısın?”
Adam, “Evet, eğer beni affedersen bir daha bu suçu işlemem” dedi ve Ömer de onu afetti.”

Bu kıssa da Hz. Ömer’i kullanarak hükümetin yanlış yaptığını ifade ediyorlar. Peki bunlar bilmiyorlar mı Lut Kavmi Niçin helak oldu? Cahiliye karanlığın da mı yaşıyoruz? Lut kavmi helak olacağı gece bazı rivayetlere göre on bin bazı rivayetlere göre ise otuz bin kişinin gece yarısı teheccüd namazı kıldığını  ve çirkin işi yapan on kişi olduğunu ; Allah Hz. Lut’a kavmini uyarmasını tebliğ ettirmişti lakin kavimi umursamadı çoğunluk azınlığın günahına sustuğu için ise helak olacaktırlar. Kur’an da “Ey Lut, biz Rabb’inin elçileriyiz. Onlar, elbette sana ulaşamazlar. Gecenin bir kısmında, ailenle birlikte yürü. Sizden bir kimse, dönüp geriye bakmasın. Ancak senin karın başka (o bakacak). Muhakkak, onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan (azap), sabah vaktidir. Sabah vakti yakın değil midir?” (Böylece) emrimiz geldiği zaman, oranın üstünü altına çevirdik ve üzerlerine arka arkaya (Ana Kitap’ta) yazılı taşlar yağdırdık.Bu helak taşları, Rabb’inin Katı’nda işaretlenmiştir ve bunlar zalimlerden uzak değildir. [HUD(11)/ 81-83] diye buyrulmuş ve ibret almak isteyenlere.

Gördüğünüz gibi iki kıssa iki farklı sonuç burada doğru olan idarecilerin mükellef olduğu ve yarın bir vatan evladına bir şey olsa hesabını katiyen veremezler.

Olayın Siyasi boyutuna inelim bir de ;

Öncelikle Chp’li Muharrem İnce başörtüsü serbestliğini ; “Baş açmak kadınları hakkıdır bu haklarından vazgeçmek nasıl bir mantıkdır” diyerek eleştirmişti. Konu ile ilgili ise “Başbakan gençlerden gezi intikamını alıyor” dedi. Cümleye dikkatinizi çekerim “gençlerden gezi” intikamı diyor Chp’li İnce. Kim kimden intikam alıyor Ey İnce? Senin senden yardım isteyen kadına attığın mesajlar günlerce medyada dolandı. Şimdi de zina haktır mı diyeceksin?

İktidar kanadın da ise Başbakanın kurduğu cümleler yanlış ama yapmak istediği iş doğrudur. Nasıl mı? Başbakan aslın da Kızlı-Erkekli evler derken illegal örgütlerin ve bazı marjinal kesimin temin ettiği ve içeride ne gibi olayların döndüğü bilinmeyen hücre evlerdir. Bu tip yerler de erkekler ve kızlar kandırılarak olmayan şeyleri varmış gibi öğretip ülke batıyor yarın savaşa giriyoruz gibi uydurma hikayelerle deklare edilerek gençlerin huzur ve psikolojileri bozulmaktadır. Yarın sokak eylemlerin de Emniyet Güçlerinin önüne sürülmektedirler. Hatırlayınız gezi de eyleme giden bir kızın nasıl tacizden polislerce kurtarıldığını. Hakkari Üniversitesin de genç kızlarımıza karşı yapılan istismar ve tacizler ve medyaya yansımayan bir çok olay var bu ülkenin merkeze uzakların da . Başbakan kızlı erkekli evler yerine direkt hedef göstererek şu şu evlere baskın yapılması gerektiğini söylese daha sağlıklı olacağı görüşündeyim.

Kültürümüz, Manevi ve Maddi Değerlerimiz, Ahlakımız en önemlisi Kur’anımız Elimizden alınmaya çalışıyor. Buna gençler olarak toplum olarak şiddetle ve süratle tepki vermezsek gelecek kaygısı olan bir toplum olup daha büyük endişeler yaşayacağız.

Ülkemize Karşı başlatılan bu hareketi 2002 de Bush  ”Terörizme karşı bu Haçlı Seferi, bu savaş zaman alacaktır. Ya bizimlesiniz ya teröristlerle (Müslümanlar)” olarak ifade etmiş ve süreç hızla başlamıştır.

UYAN EY MÜSLÜMAN-TÜRK GENÇLİĞİ!